Yazı Detayı
25 Şubat 2020 - Salı 21:19
 
Suriye Savaşı
Mehmet Tevfik Aktulum
mtaktulum1171@gmail.com
 
 

Öncelikle belirtmem gerekirse bu yazımızın alışılmış anlamda bilgilendirme, değerlendirme, açıklama veya yargılama türünde olan bir yazıdan ziyade belki hakikatlere dayalı düşünmeden ibaret bir izahattan ibaret olduğunu vurgulayarak belirtmek istiyorum.

Küresel Emperyalizm denilen melanetten müteşekkil dünyanın şer güçlerinin senaryosunu düzenlediği Suriye Savaşı tam da çıkılmaz ve çekilmez bir durumda olduğu görülmektedir.

Dünya tarihinde insanlık tarihinin başlamasıyla birlikte baş gösteren hak batıl mücadelesinin bir nevi devamı durumunda olan Emperyalist Güçlerin İslam Ülkelerine yönelik sömürü faaliyetlerinden kaynaklanan zülüm ve zorbalık  günümüz dünyasında tamamıyla hat safhaya varmış durumda. Küresel Emperyalizm (Dünya Sömürgeciliği) boş durmuyor ve görevi gereği boş durmayacakta.

Bu arada Küresel Emperyalizmin tek hedefi, “Müslüman Ümmet” dolayısıyla Müslüman Memleketler yani değil sadece Suriye veya diğer bir İslam Devleti bütün “İslam Coğrafyası”, Ortadoğu hatta tamamıyla bütün dünya hakimiyeti.

Maksatları dünya hükümranlığını kurarak, bütün dünyanın zenginliklerinden yararlanmak ve kendi dışındaki insanları da kendilerine köleleştirmektir.

Yıllardır Büyük Ortadoğu Projesi  (BOP) için uğraşıyorlar. Ortadoğu’da “Arap Baharı” diye çıkardıkları fitne, bu maksatlarını gerçekleştirmenin bir gereği değil midir? Bu zalimler “Arap Baharı” fitnesiyle Arap dünyasını darmadağınık etmediler mi?

Küresel emperyalistler ve sosyalistler yani AB. Devletleri, ABD. S.B. (Rusya) Çin, İran  gibi bütün dünya devletleri menfaat, maksat ve düşüncelerini sağlamak için Suriye’yi ne yazık ki kan gölüne çevirdiği görülmektedir. Aslında zahiren bu gibi sebepler belirtilmekte ise de asıl sebebinin küffarın dünya hakimiyeti olduğu zahiren yaptıklarıyla bilinen bir gerçekliktir.

Müslüman memleketlerde halkların kazanımları, bilinçlenmeleri, uyanmaları gibi mücadeleleri, birlik olmaları gibi durumlar emperyalizm için büyük bir kayıp.

Suriye 2011 yılında sözde Arap Baharı'yla başlayarak devam eden kaos, kargaşa ve çatışma içine girdi.

15 Mart 2011'de fiilen geniş çaplı başlayan gösteriler Nisan 2011 tarihinde ülke geneline tam manasıyla yayılarak günümüze değin devam eden olumsuzluklar koskocaman bir Milleti yerinden yurdundan ederek dünyada olabilecek nihai noktada kötü duruma getirmiştir.

Bugün Suriye'de Hastaneler, camiler, tarihi yapılar, okullar, binalar, evler kısaca hiçbir yer bırakılmayarak belirlenen her yerler bombalanarak neredeyse taş üstüne taş bırakılmayacak duruma dönüştürüldü. Tabi bu bilinen ve görülen yönüyle. Diğer taraftan nizam denilen ESED Hükümetinin devranı ve seyranı elbet zalimane şekilde ve gaddar olarak devam etmekte.

Yüce Dinimiz İslam’a göre kardeş olduğumuz bu Suriyeli Müslümanların yürekleri yakan halleri, perişan durumları içler acısı.

Suriye Savaşı bir taraftan ESAD’ın partisi olan "Baas Partisi" yani sözde Devlet diğer taraftan muhalefet. Kısaca iki tarafın savaşı... Halbuki meselenin aslı ve içyüzü asla böyle algılanmamalıdır.

Hemen belirtmemizde yarar var. Ne yazık ki orada normal bir savaş yok. Kimin kimle dost, kimle düşman olduğu belli değil fakat her şey adeta apaçık ayan beyan mevcut durumda olduğunu söylemek mümkün. Çünkü ABD. Rusya ve İran süper şer güçleri direkt; AB, İsrail, Çin, Suud Arabistanı gibi diğer birçok devletlerinde endirekt olarak bizzat burada etkin ve faal oldukları her yönüyle mevcut durumdadır.

Derken mevcut durum ve şartlar dış güçlerin etkileri veya belki de başka birçok direkt veya endirekt nedenlerden ötürü sonuç itibariyle Suriye İç Savaşı Baas Partisi'nin askerleri ve bunları destekleyen milisleri ile bu partiyi iktidardan indirmek isteyen Suriye muhalefeti arasında başladı.

Suriye Savaşının asıl aktörleri Rusya, İran, ABD, İsrail ve tüm yandaşları pis emellerini geçekleştirmek için Orta Doğuyu karıştırıp her türlü mezalimi yaparak melaneti işlemeleri yetmiyormuş gibi açık seçik olarak Suriye de cirit atarak yapacaklarını yapmaktalar.

Durumlardan anlaşıldığına göre Suriye Savaşının kesinlikle Suriye İç Savaşı veya bir iç meselesi olmaktan ziyade tamamıyla daha değişik bir düşüncenin varlığı olduğu bariz olarak anlaşılmaktadır. Çünkü savaşın başlamasının kısa süre sonrasında birçok grupların katıldığı çok sayıda muhalifler meydana geldi.

Bu muhaliflerden iki tarafta çok sayıda bulunmakla birlikte işin oldukçada garip yönü aynı devletin destekleyip her iki tarafta bulunan muhaliflerin anlaşılması ne mümkün?

Sözde Suriye İç Savaşın başlangıcından itibaren hem Suriye Muhalifleri hem de Suriye Rejimi ciddi manada uluslararası yardım aldığı açık seçik şekilde bilinen bir gerçekliktir.

Gerek Suriye Rejimine ve Gruplarına gerekse Muhalif Gruplara asıl aktörler tarafından lojistik ve askeri imkan sağlandığı gerekse de para yardımıyla her ihtiyaçlarını temin edebilecek ekonomik kaynaklarla desteklendiği sürece bu savaşın akıbeti ve durumu tahmin edilemeyecek şekilde olacağı şüphesiz.

Şüphesiz Uluslararası Aktörlerin karıştırdıkları ve yaptıkları bu maksatlı ve oldukça olumsuz durumlardan dolayı savaşın sonuçlanması, halkın rahatlığı ve ülkenin ıslahı gibi birçok olması gereken durumların düzelmesinin maalesef mümkünatı olamaz.

Yani kısa vadede aktörlerin ve oyuncuların pozisyonlarında köklü bir değişim olmadığı sürece sözde Suriye İç Savaşı denilen ancak ne olduğu bilinmeyen bu belirsizlikte köklü bir değişim beklemek gerçekçi, kalıcı, olumlu ve kesin bir çözüm olamayacağı tartışmasız olduğu görülmektedir.

Ne yazık ki olan yerinden, yurdundan olan kendi halindeki gariban durumuna düşüp Muhacir olan biçare durumdaki mağduriyetleri hat safhaya varan ciddi manada müşkül hale girift duruma dönüşen Suriyeli Kardeşlerimize en oldu.

Haliyle başta Cennet-Mekan Memleketimiz Devletimiz Türkiye ve diğer birçok komşu ülkelerde her yönüyle madden büyük bir külfete ve manen çıkılmaz bir duruma maruz kaldılar.  

Tevfik ve hayır Yüce Rabbimiz Cenabı Allah (C.C.)’tan, tevekkül ve ubudiyet bizdendir. Selametle...

 
Etiketler: Suriye, Savaşı,
Yorumlar
Bizim Gazete
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
53
0
3
8
15
26
2
Başakşehir FK
53
0
3
8
15
26
3
Galatasaray
50
0
4
8
14
26
4
Sivasspor
49
0
5
7
14
26
5
Beşiktaş
44
0
8
5
13
26
6
Alanyaspor
43
0
7
7
12
26
7
Fenerbahçe
40
0
8
7
11
26
8
Göztepe
37
0
9
7
10
26
9
Gaziantep FK
32
0
10
8
8
26
10
Denizlispor
31
0
11
7
8
26
11
Antalyaspor
30
0
10
9
7
26
12
Gençlerbirliği
28
0
12
7
7
26
13
Kasımpaşa
26
0
14
5
7
26
14
Konyaspor
26
0
10
11
5
26
15
Yeni Malatyaspor
25
0
13
7
6
26
16
Çaykur Rizespor
25
0
15
4
7
26
17
MKE Ankaragücü
23
0
13
8
5
26
18
Kayserispor
22
0
14
7
5
26
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Haber Yazılımı